Beynimizdeki Wi-Fi Bağlantısı: Ayna Nöronlar ve Empatinin Keşfi

Beynimizdeki Wi-Fi Bağlantısı: Ayna Nöronlar ve Empatinin Keşfi

Yazar: Fatih KAYA (Özel Eğitim Öğretmeni)

Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ndeki (RAM) değerlendirme odamda sıkça şahit olduğum ilginç bir an vardır: Eğer ben veya içerideki diğer kurul üyesi arkadaşım gerginsek, o gün odaya giren çocuk da gergin olur. Eğer biz gülümsüyor ve sakinsek, en hırçın çocuk bile bir süre sonra sakinleşir. Peki, kelimeler olmadan gerçekleşen bu duygu transferi nasıl oluyor? Biz buna mesleki tecrübe diyoruz ama bilimin buna verdiği çok daha havalı bir isim var: Ayna Nöronlar.

1990’lı yıllarda İtalya’nın Parma Üniversitesi’nde nörobilimci Giacomo Rizzolatti ve ekibi, maymunların beyin aktivitelerini incelerken tesadüfen insanlık tarihinin en büyük keşiflerinden birini yaptı. Bir maymun, laboratuvar görevlisinin elindeki dondurmayı yaladığını “izlerken”, maymunun beyninde sanki kendisi dondurma yiyormuş gibi aynı nöronların ateşlendiği görüldü.

Yani beyin için “yapmak” ile “yapıldığını izlemek” arasında neredeyse hiç fark yoktu.

Bu keşif, insan zihninin “sosyal” yapısını çözdü. Karşımızdaki biri esnediğinde neden esnediğimizi, bir filmde kahraman acı çektiğinde neden bizim de yüzümüzü buruşturduğumuzu açıkladı. Beynimizde, karşıdaki insanı kopyalayan ve onun hissettiğini hissetmemizi sağlayan biyolojik bir Wi-Fi sistemi vardı. Buna “Empati”nin biyolojik kanıtı da diyebiliriz.

Bir Özel Eğitim Öğretmeni olarak bu bilgiye baktığımda şunu görüyorum: Öğrenmek, taklit etmektir. Çocuklarımıza “şunu yap, bunu yapma” dediğimizde değil; biz o davranışı sergilediğimizde öğreniyorlar. Çünkü bizi izlerken, beyinlerindeki ayna nöronlar o davranışı sessizce prova ediyor.

RAM’da ailelere hep şunu söylerim: “Çocuğunuzun sakin olmasını istiyorsanız, önce siz sakinleşmelisiniz. Çocuğunuzun kitap okumasını istiyorsanız, sizi elinizde kitapla görmeli.” Çünkü çocuklar sözlerinizi değil, sizi kaydeder. Ayna nöronlar, “Üzüm üzüme baka baka kararır” atasözünün nörolojik ispatıdır. İnsan beyni, diğer beyinlerle rezonans içinde çalışmak üzere tasarlanmıştır; yalnız değil, “bağlı” olduğumuzda gelişiriz.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar