Çocuğunuz Okumaya Geçmeden Önce Bu Testi Geçmeli! “Öğrenmeye Hazırlık” Yoksa, Emekleriniz Çöp Olabilir

Çocuğunuz Okumaya Geçmeden Önce Bu Testi Geçmeli! “Öğrenmeye Hazırlık” Yoksa, Emekleriniz Çöp Olabilir

Bir binayı 10. kattan inşa etmeye başlayabilir misiniz? Fizik kurallarına göre imkansız, değil mi? Ancak ne yazık ki özel eğitimde ve okul sürecinde birçok aile, çocuklarından tam olarak bunu istiyor. “Hocam çocuğum okumayı öğrensin, sayıları bilsin” deniliyor; ama o çocuğun daha “öğrenmeyi öğrenip öğrenmediğine” bakılmıyor.

Yıllarca Ceza İnfaz Kurumlarında SSÇ (Suça Sürüklenen Çocuk) birimlerinde grup liderliği yapmış, en zorlu davranış problemlerini yerinde yönetmiş ve şu an Fatih KAYA olarak RAM’da (Rehberlik ve Araştırma Merkezi) sürecin başında duran biri olarak net bir uyarıda bulunayım: Temel atılmadan çıkılan katlar, ilk depremde yıkılmaya mahkumdur.

Biz buna literatürde “Öğrenmeye Hazırlık Becerileri” diyoruz. Peki, nedir bu hayati beceriler?

1. Komut Alma ve Otorite Kabulü: Disiplinin Alfabesi

Cezaevinde SSÇ grubuyla çalışırken gördüğüm en temel eksiklik, akademik bilgi değil, “sınırlara uyma” becerisinin çocuklukta kazanılmamış olmasıydı. Özel eğitimde de durum farksızdır. Bir çocuk “Gel”, “Otur”, “Ver” gibi basit, tek basamaklı komutları yerine getirmiyorsa, ona okuma-yazma öğretemezsiniz. Öğretmen masaya oturduğunda çocuk da oturabiliyor mu? “Hayır” dendiğinde durabiliyor mu? Bu beceri yoksa, dünyanın en iyi öğretmeni bile gelse sonuç hüsrandır.

2. Göz Teması ve Ortak Dikkat: İletişim Kapısı

Öğrenme, “bakmakla” başlar. Eğer çocuk sizin yüzünüze, gösterdiğiniz materyale veya parmağınızın ucuna bakmıyorsa, bilgi girişi kapalı demektir. RAM görüşmelerinde ailelere sıkça söylediğim bir söz vardır: “Göz teması, öğrenmenin wifi bağlantısıdır. Bağlantı yoksa veri aktarımı yapamazsınız.” Önce o bağlantıyı kurmalı, sonra dosya indirmeliyiz.

3. Taklit Becerisi: Aynalama Yoluyla Öğrenme

İnsan beyni “aynalayarak” öğrenir. Bebekler konuşmayı, kaşık tutmayı, el sallamayı ebeveynlerini taklit ederek öğrenir. Özel eğitimde de “Bunu yap”, “Ellerini şaplat” dediğimizde çocuk bizi kopyalayabilmelidir. Kaba motor (büyük hareketler) taklidi gelişmemiş bir çocuğun, ince motor (kalem tutma, harf yazma) taklidi yapmasını beklemek hayalciliktir.

4. Eşleme ve Sınıflandırma: Mantığın Temeli

Matematik dediğimiz şey, aslında gelişmiş bir “sınıflandırma” becerisidir. Çocuğun önüne elmaları ve armutları koyduğunuzda bunları ayıramıyorsa, ona rakamları öğretmenizin bir anlamı yoktur. Eşleme becerisi (aynı olanı bulma), zihinsel muhakemenin başladığı yerdir.

Neden Acele Ediyorsunuz?

Veliler genellikle “Yaşıtları okula başladı, biz çok geri kaldık” paniğiyle hazırlık becerilerini atlamak isterler. Ancak unutmayın; hazırlık becerileri eksik olan çocuk, okula başlasa bile kısa süre sonra davranış problemleri (sınıfta gezme, arkadaşlarına zarar verme, dersi reddetme) göstermeye başlar.

Benim tecrübem şudur: Hazırlık becerilerine harcanan 6 ay, ileride kaybedilecek 6 yıldan çok daha değerlidir. Çocuğunuzu akademik yarışa sokmadan önce, ayakkabılarını bağlamayı ve start çizgisinde beklemeyi öğretmeliyiz.


Bu süre çocuğun bireysel hızına, tanı grubuna ve eğitimin yoğunluğuna göre değişir. Bazı çocuklarda 3 ayda temel atılırken, bazılarında 1 yıl sürebilir. Önemli olan süre değil, becerilerin tam olarak (yüzde 100 bağımsız) kazanılmasıdır.
Komut çalışmaya en sevdiği nesnelerle ve basit eylemlerle başlayın. Karmaşık cümleler yerine “Al”, “Ver”, “Gel” gibi tek kelimelik net ifadeler kullanın. Komutu yerine getirdiğinde anında ödüllendirin (Pekiştireç). Tutarlılık anahtardır.
Çok zor ve sağlıksız olur. Göz teması, iletişimin niyetini gösterir. Çocuk bazen kelimeleri söylese bile (ekolali), göz teması ve ortak dikkat yoksa bu “fonksiyonel bir konuşma” değildir, sadece ses üretimidir.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar