Özel Eğitim Öğretmenliği Zor mu? Masanın Her Tarafından Bir Bakış

Özel Eğitim Öğretmenliği Zor mu? Masanın Her Tarafından Bir Bakış

Özel Eğitim Uygulama Okullarında idarecilikten RAM görevlerine kadar, bu mesleğin her kademesinde bulundum. Masanın her iki tarafını da deneyimlemiş biri olarak, “Özel Eğitim Öğretmenliği zor mu?” sorusuna verilecek en dürüst cevabı arayanlar için işte tecrübelerim…

1. İlk Engel: “Sizden Daha İyi Bilen” Veliler Eğitim camiasının genel sorunu olan veli müdahalesi, özel eğitimde çok daha farklı bir boyutta. Aileler, çocuklarıyla 7/24 vakit geçirdikleri için bu işin uzmanı olduklarına inanabiliyorlar. Özellikle mesleğe yeni başlayan meslektaşlarım, “Hocam biz çocuğumuzun her şeyini biliyoruz” baskısıyla sıkça karşılaşır. Tecrübeli öğretmenler o ince çizgiyi çizebilse de, veli faktörü her zaman denklemin en zorlu değişkenidir.

2. Görünmeyen Duvar: İdareyi Eğitmek Sanılanın aksine en büyük zorluk öğrenciler değil, bazen idaredir. Meslek hayatım boyunca, branşı özel eğitim olmayan (genellikle Din Kültürü veya Beden Eğitimi kökenli) idarecilerle çalıştım. Mesaimin önemli bir kısmı, sadece öğrencilere değil, idarecilere de özel eğitimin dinamiklerini ve gerekliliklerini anlatmakla geçti.

3. Ve Öğrenciler: Zorluk Nerede Başlıyor? Öğrencilerle ilgili denklem basittir: İşinizi hakkıyla yaparsanız bedenen yorulursunuz ama süreç kolaylaşır. İşinizi yapmazsanız yorulmazsınız ama krizler artar ve işin içinden çıkılmaz bir hal alır. Unutulmamalı ki normal gelişim gösteren bir çocuk “yerine otur” komutunun sosyal kodlarını bilirken, özel eğitim öğrencisi bunu ancak siz öğretirseniz bilir. Sınıfa gelmemesi yaramazlıktan değil, öğretilmemiş olmasındandır.

Sonuç: “Dersimi Anlatır Çıkarım” Diyemezsiniz Özel eğitim, klasik öğretmenlik kalıplarına sığmaz. Zor olup olmadığı tamamen sizin adanmışlığınıza bağlıdır.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Tecrübelerinizi veya sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Özel Eğitim ve Öğretmenliği: Tanımlar ve Sahadaki Gerçekler

Ben bir Özel Eğitim Öğretmeniyim. Özel Eğitim Uygulama Okulunda idarecilik de yaptım, Rehberlik ve Araştırma Merkezinde (RAM) de görev aldım. Bir özel eğitimcinin durabileceği her açıda bulunup gözlem yapma şansım oldu. Bu sebeple hem işin teorisini hem de sahadaki pratiğini, “Özel Eğitim Öğretmenliği zor mu?” sorusu eşliğinde anlatmak istiyorum.

Öncelikle kavramları yerine oturtalım.

Özel Eğitim Nedir?

Özel eğitim; fiziksel, zihinsel, iletişimsel, sosyal ve duygusal gelişimlerindeki özellikler nedeniyle, akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireyler için özel olarak yetiştirilmiş personel tarafından yürütülen eğitimdir. Bu eğitim, çocuğun ihtiyaçlarına uygun ortamlarda ve geliştirilmiş eğitim programlarıyla (BEP) sürdürülür. Kısacası, herkese uyan tek bir gömlek değil, kişiye özel dikilmiş bir kıyafet gibidir.

Özel Çocuk (Özel Gereksinimli Birey) Nedir?

Halk arasında “özel çocuk” olarak tabir edilen, literatürde “özel gereksinimli birey” olarak geçen kavram; çeşitli nedenlerle bireysel özellikleri ve eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren çocukları ifade eder. Bu farklılık, zihinsel bir yetersizlik olabileceği gibi üstün yetenek, işitme/görme yetersizliği veya otizm spektrum bozukluğu gibi alanları da kapsayabilir.

Özel Eğitim Okulları Nelerdir?

Özel gereksinimli bireylerin eğitimi tek bir tip okulda yapılmaz. İhtiyaca göre farklı kurumlar vardır:

  • Özel Eğitim Uygulama Okulları (I, II ve III. Kademe): Genellikle orta ve ağır düzeyde yetersizliği olan bireylerin devam ettiği okullardır.
  • Özel Eğitim Meslek Okulları: Akademik becerilerin yanı sıra mesleki becerilerin kazandırıldığı okullardır.
  • Kaynaştırma/Bütünleştirme Sınıfları: Normal gelişim gösteren akranlarıyla aynı okulda eğitim aldıkları ortamlardır.
  • Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM): Tanılama ve yönlendirmenin yapıldığı merkezlerdir.

Özel Eğitim Öğretmenliği Nedir?

Tanımı kağıt üzerinde “özel gereksinimli bireylerin eğitimi için üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olan öğretmen” olsa da, işin aslı başkadır. Özel eğitim öğretmenliği; sabrın, gözlemin ve “sıfırdan davranış inşa etmenin” mesleğidir. Klasik öğretmenlikten en büyük farkı, hazırbulunuşluğu olmayan bir öğrenciye, yaşam becerilerini en temelden kazandırma sanatıdır.


Sahadaki Gerçekler: Özel Eğitimci Olmak Zor mu?

Teorik tanımlar yukarıdaki gibi. Peki, kapı kapanıp sınıfın içine (veya okulun koridoruna) girdiğinizde gerçekler neler?

1. En Büyük Sınav: Veliler Gerçi bu sorun sadece özel eğitim öğretmenlerinin değil, artık tüm camianın muzdarip olduğu bir konu; ancak özel eğitimde bu durum daha sıkıcı boyutlara ulaşmış durumda. Zira veliler, özel eğitimi sizden daha iyi bildikleri konusunda oldukça özgüvenliler. Çünkü çocuklarıyla evde de ilgileniyorlar, birlikte geçirdikleri zaman daha fazla ve bu yüzden özel eğitim öğretmenlerinden “daha iyi bildiklerini” düşünüyorlar.

Evet, sıklıkla karşılaşılan bir durumdur bu. Özellikle mesleğe yeni başlayan arkadaşların çokça yaşadığı bir sorundur; çünkü eskiler net bir çizgi ile aradaki mesafeyi korumayı bilir. Velilerden sıkça şunu duyarsınız: “Hocam, bunlar özel çocuk! Biz 7/24 beraberiz, bırakın da bazı şeyleri bilelim değil mi?”

2. İdare Faktörü Velileri geçtiğinizde karşınıza kim çıkar? Yeni zorluk öğrenciler mi? Yok! İdare… Benim nasibime idarecilerim genellikle ya Din Kültürü ya da Beden Eğitimi kökenli oldu. Öğretmenliğimizin bir kısmı, öğrenciden çok idareye özel eğitimin ne olduğunu ve ne yapmamız gerektiğini anlatmakla geçti. İdareyle uğraşmak da en az eğitim kadar yorucu olabilir.

3. Ve Öğrenciler Gelelim asıl işimize, öğrencilere… İşinizi yaparsanız yorulursunuz ama süreç kolaylaşır. İşinizi yapmazsanız o an yorulmazsınız ama işler gittikçe zorlaşır. Bu çocuklar “özel çocuklar”; yani süreçler genel eğitimdeki gibi seyretmez. Öğrenmedikleri şeyi yapmazlar. Normal bir okulda ilk derste bile öğrencilere “Haydi yerlerinize!” dersiniz ve çocuklar oturmaları gerektiğini bilirler. Ama sizin öğrenciniz ilk gün sınıfa gelmez, sizin bulup getirmeniz gerekir. Bu onun haytalığından değil, henüz ona öğretilmediğindendir.

Sonuç Olarak: Özel Eğitim Öğretmenliği zor mu? Bu tamamen size bağlı. Çünkü bu alanda asla “Ben dersimi anlatır giderim” diyemezsiniz. Bu bir gönül ve sabır işidir.

Bu konu altında sorularınızı sorabilir, görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

2 Yorum Yapıldı
  • Nihal

    Merhaba hocam, birileri eksik değil mi? Meslektaşlarımızın yaşattığı sorunlar mesela? Keyfi rapor alıp, pazar alışverişini yapıp sonrasında da nasıl olsa ek ders alamayacağız diye haftayı kapatanlar; veliyle arasını iyi tutup iş yapmaktan kaçınanların verdiği tavizler?

    • Fatih KAYA

      Meslektaşları tanımlamak gerekiyor, kimden bahsediyoruz?
      Sınıf Öğretmenliğinden geçen, alan bilgisi kurs dahilinde olanlar mı? ( Aralarında gerçekten iyi olanlar var, kurs sonucu değil; kendilerini geliştirmişler.)

      Ders saati karşılığı görevlendirilen muhasabe, finans, işletme mezunları mı?

      Sadece atama garantisi var diye öğretmenlik tercih edenler mi?

      Sayın hocam özel eğitimcisiniz sonuçta, bu davranışların abc’sini çıkartın, olayı anlayacaksınız.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar